köpek üzümü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
köpek üzümü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Şubat 2009 Perşembe

Geçmişte yaşadıklarım geleceğimi belirlemesin lütfen - 1

En başta söylemem gereken şey; ben klasik bir apartman çocuğuydum, sürekli evde kitap okuyan, mahalleden pek arkadaşı olmayan, birazcık hareketlensem "Aman kızım düşersin" filan, bunlarla büyüyen bir çocuk. Dolayısıyla yürürken düşmezsem toprağa değmişliğim yoktur. Öyle ağaçlara tırmanmalar, olmamış meyveyi yemeler filan bilmem, benim için meyve sebze de manavda yetişir zaten, öncesi yoktur, olmamıştır.
İşte doğadan, tarımdan bu kadar bihaberken geçen sene yeni evimizin büyük balkonunda sebze yetiştirmeye heves ettim. Nerden çıkar bu heves? O ayrı bir yazı konusu..Ve tabii bir apartman çocuğu/ şehir insanı bu durumda ne yapar, hemen en yakın Bauhaus'a gittim. Oradan hızımı alamayıp bu sefer Göztepe/Kuyubaşı'nda gayet büyük bir seraya yöneldim. Böylece saksı, toprak, Anadolu marka domates, biber tohumları, şık sprey sulayıcılar, oyuncaklı korkuluklar filan, her şey tamam. Hatta beceremem diye her şeyi o serada saksılara diktirdim, aman aman daha doğal olsun dedim, paket toprak değil seranın kendi hazırladığı toprak karışımını istedim, vs. Herşeyin başında da durdum, seyrettim, tamam dedim, süper oldu, bunlar büyür, ben de yazın taze domates, biber yerim, eve gelen insanlara da saksıdan koparır özendiririm artık.
Tabii o saksılar balkona yerleşti, kocamla ben her evli ve çocuksuz çift gibi ilgimizi yönlendirecek bir şey bulduk ya, işten gece 12'de bile gelsek her gün suluyoruz, aa ne güzel çıktılar, yeşerdiler, boy attılar, yahu bunlar ne kadar uzuyorlar, vs derken bizim bitkiler incecik gövdeleriyle 1-1.2m oldular. 1 ay kadar sonra minicik çiçekler açtılar ve ondan 1 ay sonra da ilk domateslerimiz oluşmaya başladı. Tabii biz bunu törenlerle kutladık, herkese anlattık. Ama zaman geçtikçe bir anormallik olduğunu sezmeye başladık, bizim domatesler 1cm olunca simsiyah oluyor, büyümüyor, öylece kalıyordu. Bir yandan buna üzülürken bir gece de tırtılları fark ettik, ben tabii apartman çocuğuyum ya, acaip huylandım, bir yandan da çok sinirlendim, balkonumda hijyen şartlarında yetişen domateslerimi tırtıllar nasıl bulurlar diye. Kocam her gece balkonda elinde chopstickler -çin yemeği çubukları- tırtıl avına çıktı. Neyse her şey temizlendi ben bu arada internette çeşitli forumlara girip domateslerime derman aramaya başladım. Sonunda profesyonellerin de girdiği bahceselforumsel sitesinde birileri benimle ilgilendi -daha doğrusu acıdı- sorular sordular, şöyle mi yaptın, bunu mu verdin, allah allah böylesini hiç duymadık; ben de vicdan azabı içinde anlatıyorum, sonunda biri dedi ki "O sizin yetiştirdikleriniz domates filan değil, bi resmini çekin yollayın da ben ne yetiştiriyorsunuzuz söyliyim size"
Ben fotoları çekip yolladım ve cevap geldi, benimkiler köpek üzümü diye yabani bir bitkiymiş...Forumdakiler bana uzuun uzuun gülmüşlerdir herhalde. Neyse, çok bozuldum, yabani bitkileri söktüm attım, domateslerimi yine ekolojik ürünler satan manavdan aldım ve bu konuyu kapattım. Daha doğrusu kapattığımı sandım.